SİNGAPUR

Medeniyet’in Simgesi Singapur…


Lüks otelleri, sıra dışı restoranları, gökdelenleri, canlı moda dünyası ile insanı adeta büyülüyor. 

Benim için ayrı bir yeri var Singapur’un. Kariyer hayatıma adım atarken, Singapur Havayolları’ndan gelen teklif beni inanın o kadar mutlu etmişti ki havalarda uçuyordum. O zamanlarda dünyanın en iyi havayolları arasında birinciliği başka firmalara kaptırmıyordu. ''Eh Sezar’ın hakkı Sezar’a.'' 


Gerçekten de Singapur Havayolları’nda çalıştığımı söylediğimde çok güzel övgüler alıyordum şirketimle ilgili. Çünkü insanlara verilen değeri ben ilk Singapur Havayolları’nda yaşadım. Nerede Singapur Havayolları’na ait uçak görsem gözümü alamam. Hatta Amerika’da uçağımı beklerken Singapur Havayolları’nın uçağını gördüm.  Uçağa dalıp eskilere gitmişim ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Bir baktım ki uçağım anons ediliyor. Ne yazık ki her yere uçmuyorlar. İnanın uçsalar başka bir havayolunu asla tercih etmem. Size verilen değer o kadar güzeldir ki hostesler size duyduğu saygıdan göz hizanıza gelerek ,eğilerek  sunum yaparlar. 

Seneler boyunca iş seyahati nedeniyle çok ziyarette bulundum. Hatta aldığımız eğitimlerin sonunda bir de tatil eklerdik yakın bölgelere. Endonezya, Malezya, Thailand…

Bir keresinde 1 aya yakın kaldım. İnanın muhteşemdi. Adanın hala kalbimde ayrı bir yeri vardır.


Singapur’un son zamanlarda kendinden en çok bahsettiren oteli ise Marina Bay Sands.

Üç kulesi, 2500 odası, 360 derece manzarası ile kendinizi bulutlara yakın hissedeceğiniz, manzaranın tadına doyamayacağınız  harika bir otel. Evet otel güzel.

Ama beni en çok etkileyen havuzu. Otelin en üst katından kulaç atmak inanılmaz keyifli. Yükseklik korkusu olanlar belki de tercih bile etmeyebilir.
Otel’de kalmasanız bile ziyaret edebiliyorsunuz.


Singapur’da hava genelde 24-31 derece arasında. Fakat çok nemli. İlk Singapur ziyaretimde uçaktan iner inmez yağmur yağmaya başlamıştı ve o kadar etkiliydi ki açıkçası günlerce sürebilir diye düşünmüştüm. Fakat 2 saat dinlenmek için uyuduğumda bir de baktım ki her yer güneşle ışıl ışıl parlıyor. Yerlerde bir damla bile yoktu.

Singapur’da her dinden insana rastlayabiliyorsunuz. Hepsi  birbirine saygılı ve hoşgörülü. Budistler, Hindular, Müslümanlar v.b.




Singapur’da en keyif aldığım yerler Hint, Arab ve Çin Mahalleleri.  Hepsinde ayrı ayrı mağazalarım var. Sari almak istiyorsanız, (Hintlilerin elbiseleri) Mohammad Moustafa vazgeçilmez adresiniz olmalı. Küçük bir yer zannetmeyin herşeyi bulabileceğiniz büyük bir zincir mağaza.

Belki ilk ziyaretinizde yemeklerini yadırgayabilirsiniz ama hemen alışacağınızdan eminim. Bizim Çin yemekleriyle çok da yakın değiller. Çünkü burada yapılanlar bizim tarzımıza uygun yapılıyor. Çin, Malay, Hint Mutfağı’nın değişik örneklerini tadabileceğiniz harika restoranlar bulunuyor. Özellikle Clarke Quay ve Boat Quay nehrin kenarında kendinizi huzurlu hissedeceğiniz herşeyi birarada bulabileceğiniz en sevdiğim yerler arasında. Bir çok Türk restoranına da rastlayabilirsiniz.

Daha önce İngilzler’in sömürgesinde olan Singapurlular, zamanla özgürlüklerine kavuşmuşlar. Ama hala İngilizlerin etkisini hissedebiliyorsunuz.



En çok etkilendiğim otel Raffles Otel’dir. Şık ve sofistike tarzıyla beni herzaman büyülemiştir. Annemin ve benim oteldeki vazgeçilmezimiz 5 Çayı. ( benim çay kültürümün sıfır olmasına rağmen ) Beyaz eldivenli garsonları, arp çalan müzisyenleri, leziz tatlarıyla gerçekten de etkileyici.



Gelelim alışverişe evet olmazsa olmaz Orchard Road. Mağazalardaki ihtişam eminim sizleri de büyüleyecek. Çok ucuz değiller ama… Ion Orchard ise görülmeye değer bir AVM.



Singapur’la bütünleşen Orkide gerçekten de çok özel bir çiçektir. Seneler boyunca eş dost için elimde taşıdığımdan benim için zahmetli bir çiçek anlamına gelir. Çok şükür ki artık ülkemizde de var. Botanik bahçesini ziyaret ederek binlerce çeşidine rastlayabilirsiniz.



Bu küçücük adada kendinizi farklı hissedeceğiniz bir başka ada da mevcut. Sentosa Adası. Ne yalan söyleyeyim ben kendimi çok mutlu hissediyorum burada. Akvaryumu, Hayvanat Bahçesi, Botanik Bahçeleri, kumsalı ile kendinizi ayrı bir dünyada hissediyorsunuz. Yükseklik korkunuz yoksa, teleferikle ulaşım ilk tercihiniz olmalı.

Yazarken bir baktım ki 557 kelime olmuş. İşte insan, sevdiği yeri anlatmakla bitiremiyor.


Keyifle gezmeniz dileğiyle!

Sevil Deniz


instagram sevildeniz

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Isparta Mutfağı’nın Kabune Pilavı'nın Hikayesini Biliyor musunuz?

Bahar Aylarında İştahınızı Baskılayacak Tüyolar!

Bord Istanbul ve Beşiktaş Deniz Müzesi