LALELER ŞEHRİ AMSTERDAM

LALELER ŞEHRİ AMSTERDAM

Kanalları, yeldeğirmenleri, sınırsız gece hayatı, laleleri, müzeleri, kolmpınları, bisikletleri, peynirleri ile ünlü ressam Van Gogh'un şehri Amsterdam…
Dünya'nın en çok turist çeken şehirlerinden biri olan Amsterdam, deniz seviyesinin altında olduğu için gelecekte sular altında kalma tehlikesi ile karşı karşıya. Zaman kaybetmeden görmek lazım. Kanallardan dolayı Kuzey'in Venedik'i de deniliyor bu sevimli şehre.



Şehirde yaşam alanı sıkıntısı yaşanması nedeniyle, Amsterdamlılar, kanallar üzerinde tekneleri ev haline getirmişler. Bu evlerin küçük olduğunu sakın düşünmeyin! Hayranlık duyacağınız güzellikte tekneler söz konusu.
16. ve 17. yüzyılda Hollandalılar, Amerika'ya, Asya'ya ve Güney Afrika'ya hükmetmişler. Amsterdam bu zamanlardan itibaren ana liman kenti olarak zenginleşerek günümüzün de önemli bir limanı olma özelliğini taşımaktadır.



Dam Meydanı, şehrin ana meydanı. Kraliyet Sarayı'na da ev sahipliği yapmakta. Küçücük şehirde elliden fazla müze bulunuyor. Bence gezilmesi gereken en önemlileri; Van Gogh Müzesi, 
Rijksmuseum , Madamme Tussauds ve Anne Frank'ın evi.
Hollanda uyuşturucunun belirli bir miktara kadar legal olduğu ülkelerden. Red Light District
( Kırmızı Fener Sokağı ) her ne kadar kontrol altında olsa da gezerken dikkat etmeniz gereken yerlerden.
Leidseplein ve Rembrandtplein ise bir çok café, bar ve restaurant ile şehrin eğlence merkezleri.



Yıllar önce Türkiye'den giden tohumlarla adeta bir laleler ülkesi ünvanını alan Hollanda ününü Türklere borçlu... İlkbaharda yapılan şenliklerde lale bahçelerini görmek için insanlar yarışıyor.
Şehir içinde en hızlı ve keyifli ulaşım aracı bisiklet. Hollanda'nın her yerleşim biriminde olduğu gibi Amsterdam'ın da tüm yollarında bisikletler için ayrılmış özel şeritler mevcut. Bence bu şehri gezmenin en iyi yolu bisiklet ve kanallar turu. Herbiri birbirinden farklı , küçücük evler kanalların içinde saklanmış.
Amsterdam'a gelmişken geleneksel Hollanda Köyü olan Marken'i ziyaret etmeden dönmek bence haksızlık olur. Bir balıkçı köyü olan Marken, deniz yükseldiğindeki evler su altında kalmasın diye direkler üzerinde kurulmuş. Geleneksel kıyafetleri ile dolaşan halk ise çok sevimli.




Marken'in yakınındaki Volendam ise rengarenk evleriyle sessiz, sakin bir balıkçı köyü. Halkın geçim kaynağı balıkçılık olduğu için etrafta balık restoranları çoğunlukta... 

Yılan balığı buğlaması ''Paling'' ile ünlü.
Amsterdam Card almanız sizin için avantajlı. Bu kart ile Amsterdam içerisinde ücretsiz şehir içi ulaşımına sahip olabilir ve bir çok önemli müze ve eğlence noktasına ücretsiz ya da indirimli olarak giriş hakkına sahip olabilirsiniz.



Amsterdam'da Görülmesi Gereken Yerler

Dam Meydanı, Leidseplein, Rembrantplein, Kraliyet Sarayı, Kırmızı Fener Sokağı, Tarihi Tren İstasyonu, Çiçek Market ve Dünyaca Ünlü Elmas Fabrikası, Yeldeğirmenleri, Marken ve Volendam.

Amsterdam'da Mutlaka Yapılması Gerekenler
Kalver Straat alışveriş caddesinde hoşça vakit geçirebilir cafelerde haşhaşlı çöreklerden tadabilirsiniz.



İlkbaharda giderseniz Lale Şenliklerine katılmanızı öneririm.


Mavi porselenleri ve festivalleri ile ünlü Delft şehri ve Amsterdam'a trenle yaklaşık 45 dakika uzaklıkta bulunan Rotterdam şehri görülmeye değer.

Hollanda'nın ünlü takımı Ajax'ın Stadı, Barselona'daki Nou Camp gibi olmasa da futbolseverlerin vazgeçilmezlerinden.



Hollanda'nın Gouda peynirinden denemenizi tavsiye ederim.
Hollandayı gezmenin en güzel yolu tren yolculuğu...


Keyifle gezmeniz dileğiyle!

Sevil Deniz

www.sevildeniz.com

instagram sevildeniz


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Isparta Mutfağı’nın Kabune Pilavı'nın Hikayesini Biliyor musunuz?

Bahar Aylarında İştahınızı Baskılayacak Tüyolar!

Bord Istanbul ve Beşiktaş Deniz Müzesi